"Açık Yönetim Ortaklığı (OGP)" Zirvesi

İngiltere'nin başkenti Londra'da temaslarda bulunan Atalay, AA'nın sorularını yanıtladı. Londra'da yapılan ve 61 ülkeden temsilcilerin yer aldığı "Açık Yönetim Ortaklığı (OGP)" Zirvesine katılan Atalay toplantıda, devlet-vatandaş ilişkilerinde vatandaşa açıklık, devletlerin yönetimlerinin vatandaşla daha fazla irtibatı, hesap verebilirliği, vatandaşın kamuda olup bitenden daha fazla bilgi sahibi olması gibi konuların ele alındığını belirtti.

Türkiye'de de 5 bakandan oluşan "Saydamlık ve Yolsuzlukla Mücadele" komisyonunun bulunduğuna dikkati çeken Atalay, Türkiye'de bilgi edinme hakkı kanununun 2004 yılında çıkarıldığını anımsattı.

Londra temaslarında İngiltere İçişleri Bakanı Theresa May ile de görüştüğünü ifade eden Atalay, görüşmenin verimli geçtiğini belirtti. Görüşmede daha çok güvenlik alanındaki konuların ele alındığını kaydeden Atalay, "Özellikle terörle mücadelede işbirliği ağırlıklı konumuzdu. İngiltere'de de terör örgütüyle irtibatlı sivil toplum kuruluşu konumunda vatandaşlara müdahale eden, finans temini yönünde çalışmalar yapan oluşumlar var. Bizim de şiddetli taleplerimizle, İngiltere hükümetinin bu konuda iyi çalışmaları var. Hem onlara teşekkür ettik hem de bu konuda daha fazla hassasiyet istedik" diye konuştu.

Türkiye'nin İngiltere ile güvenlik alanında ilişkilerinin iyi olduğunu belirten Atalay, "Daha çok burada, terör örgütüyle irtibatlı unsurların çalışmaları konusundaki hassasiyetimizi ilettik ve İngiliz hükümetinin bu konuda biraz daha ilgi göstermesini talep ettik. Çünkü burada duyumlar oluyor, vatandaşlarımıza baskı ve tehdit olduğu yönünde, vesaire. Bunlar çok önemli. İyi irtibatla, bilgilenmeyle bunların üzerine daha fazla gidilmesi yönünde talebimiz oldu" ifadelerini kullandı.

Türkiye'de yürütülen çözüm süreciyle ilgili de İçişleri Bakanı May'e bilgi verdiğini ifade eden Atalay, İngiltere'nin IRA ile yaşadığı sorunları anımsatarak, sorunları çözmede İngiltere'nin iyi bir örnek olduğunu söyledi. Atalay, Suriye konusunun da İngiltere İçişleri Bakanıyla görüşmesinde ele alındığını kaydetti.

IRA gibi dünyadaki benzer konuları yakından incelediklerini kaydeden Atalay, 2009 yılında demokratik açılım süreci başladığında İngiltere'ye yine gelerek çeşitli görüşmeler yaptığını hatırlattı. Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü:

 "İngiltere veya İspanya veya dünyanın neresinde olursa olsun, çözüm süreçlerini doğrusu biz çok iyi analiz ettik. Tabii çok büyük farklılıklar var, yani her ülkeninki kendine has. Bizimkinin tabi uluslararası boyutu daha fazla. Biz örneklerin hepsinden zaten alacağımızı aldık. Ama yine de kendisi şunu söyledi, 'Bizden bu konularda eğer tecrübe değişimi veya uzman irtibatı isterseniz daima hazırız" dedi."

Londra temasları çerçevesinde geçen ay faaliyetlerine başlayan "Turkuas-UK" isimli kuruluşun temsilcileriyle de görüşen Atalay, bu yeni oluşumdan duyduğu memnuniyeti ifade etti.

AK Partili 4 kadın milletvekilinin TBMM Genel Kurulu'na bugün başörtülü girmelerinin hatırlatılması üzerine Atalay, "Ben, hayırlı olsun diyorum. Tabii Türkiye çok hızla normalleşiyor. Yani şu 10-11 yıl bizim aslında Türkiye'yi normalleştirme mücadelemizdir, bir anlamda ben buna demokrasi mücadelesi diyorum. 11 yıla bakarsak başından beri Türkiye'yi nasıl daha demokratik bir ülke haline getiririz, nasıl daha normalleştiririz, tabuları nasıl yıkarız bununla hep uğraştık" diye konuştu.

Hükümetin içerisinde 11 yıl boyunca bulunan biri olarak, kendisinin de en çok çalışma alanının bu olduğunu dile getiren Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dolayısıyla artık bunların ciddi, olağanüstü bir haber değerinin bile olmaması lazım. Yani insanların hangi kıyafetle yaşadığı vesaire. Özellikle TBMM, isminden de belli milletin temsilcileri. Yani milletin temsilcilerinin her kendine hasıyla oraya en kolay, en rahat girmesi lazım. Orada kendi iç mevzuatında böyle bir yasak yok zaten ama insanların kafasında halen bu sınırların olmasını anlamak bile güç, özellikle TBMM'de.

Başka ülkelere bakarsanız, tabii kıyafet hassasiyeti olan, üniformalı kurumlar olabilir, asker gibi, polis gibi, vesaire. Başka yerlerde bazı sınırlar olabilir ama dünyada parlamentolarda hiç kıyafet sınırı yoktur. Çünkü o toplumda yaşayan her kesim özgürce parlamentoya, milletin temsil edildiği yere gelsin diye.

Dolayısıyla ben hayırlı olsun diyorum. Türkiye, bunları da aşarak daha normal bir ülke haline gelecek." LONDRA (AA) 31/10/2013